Mukabele

02 Haziran 2009 Salı

Devler Uyurken

Kalem kırılmış

Bir akarsunun
ortasına
taşlar
yığılmış

Kalemin içinden akamayan
sesler
toplanmış
bir nehirde

Taşların kestiği
akarsu
nehir olmuş
sessizce

Akarsunun
varamadığı
toprak
kurumuş

Sessizliğin
akamadığı
kağıt
gibi

Nehirden bir ses
göz yaşı olmuş
ıslatmış
kuruyan
kağıdı

Akarsu 
sessizleşmiş
nehir olunca

Kuruyan toprak
beklemeye koyulmuş
gelecek bir damala
gözyaşını

01 Haziran 2009 Pazartesi

Şaşkınlık

Rızkını ararken
tozlu lambanın
altında
bir sinek
daha bulamadan
rızkını
aynalara çarptı
camlara çarptı
duvarlara çarptı

Yarım ağız bakıtı
aşağısına
çarptı bu kez
düşünen insanın
anlamsızlığına

Sonra bir rüzgar
götürdü de kendiyle
kurtuldu
rızkını arayan
şaşkın sinek

Rüzgar dindiğinde
kendini düşünen insanın
karanlığında buldu
öldü işte
o zaman
anlamsızlıktan

26 Mayıs 2009 Salı

Tükeniş

Bir tükenmişliktir 
susmak

Tükenmişliğin yansıması 
yok

Yansımalar suskundur 
konuşmaz

Yansımak bir tükeniştir
tükeniş
susmak

Oluşun Hayatı

Ey dünyanın neresinde olursa
dalında ham meyva

Olgunlaşırken
tatlanırken 
dalında
Sonsuz karanlıktan koşan
bir rüzgar
çarparsa sana
üşüme!

O rüzgar 
gözlerini her kapadığında
kendi içinde kaybolan
bir adamın
karanlığında geliyordur

Ne kadar soğuk olsa da
içinde
sana olan hayranlığın
sıcaklığını taşır
o rüzgar

Hayatının 
bu adamın hayatına
benzeyişine 
şaşırma!

Belki sen de 
geçmişsindir 
sana çarpan rüzgar gibi
onun karanlığından

Belki de onun karanlığını 
ıslatan 
yağmur olmuşsundur
bir zamanlar

21 Mayıs 2009 Perşembe

KaraSaçlıÇocuk

Rüzgar ...
Sırılsıklam saha...

Çamurlu toprak koku saçıyor
üzerindeki
kara saçlı çocuğun
saçlarına

Zaman
bir don gibi
koruyor onu
bilmediği bir ayıptan

O bu rahatlıkla
koşturuyor
nedenini bilmediği
bir heyecanla
birlikte

Belki
saçlarının arasından
geçen rüzgar
heyecanlandırıyordur onu

Belki
zamanın ağır yükünü 
giymişlerin
koşamayışına inat
koştuğu içindir
tüm heyecanı

Geçen gün rüyasında
soluduğu havanın
ağzından su olarak fışkırdığını
görmüştü
ve bir gülücükle
açmıştı gözünü güne
Belki de 
kara saçlı çocuğu
bu
heyecanlandırmıştır
kim bilir

17 Mayıs 2009 Pazar

Döngü

Bakakaldı
hıçkırıklar
çaresizliğe

İniltiler
bakışlarını
dağıttı 
hıçkırıkların

Çaresizlik
unutuldu/yine

Dönüşüm

Önce
gözyaşlarından yansıyan
dünyaya baktı

Sonra
yerde pıhtılaşmış kandan 
yansıyan
kendine

Önce
gözyaşlarıyla
sulandırdı kanı
ve kaybetti
yansımasını onda

Sonra
yere düşen gözyaşlarını
kuruttu güneş

Ve
hiçibirşey
kalmadı geriye

Anlamı Ararken

Deri
Saçların deriden fışkırışı 
Sesleri çıkaran dil
Ve dili umursamayan deri 
Dilden habersiz tırnaklar 
Ve tırnakların olduğu yerde kendini yitiren deri
Anlamı arayan ve deriye bakmayan gözler 
Seslerin ve görüntülerin içinde yiten :
İşte deriyi giyen insan !

07 Mayıs 2009 Perşembe

Çıtırtıların arasına sıkışan zaman

Dünü yitirdik
ardınan ağlamadık bile
ağlanılmayı beklemeyelim
ardımızdan
öyleyse

Dimdik yürüse
anlar
üstüne
binse
günlerin

Ezilse
zaman
küçülse
ufalansa
yok olsa

İnsan baksa pencereden
yine
herzamanki
gibi...




Berbatın güzelliği

Yazılmış
en kötü
şiir olsun
bu şiir
damarlarında
akan
kanı fark
etmiş olsun
kendini fark
edip de
bir değer
biçmeye kalksın
kendine
ve en kötü ,en çirkin
şiir olsun
böylece

Ama şiir
karşı çıksın
kendini
fark ettiği
için ona
berbat
diyen şaire

Ben berbatsam
sen nesin ki
desin

Desin de
hakikatin güzelliği
sarsın berbatı
böylece...